ÇENGELLİ PROTEZİNİZİ RAFA KALDIRIN…

Çengelli protezi tak-çıkar-tak-çıkar-tak-çıkar…

Nereye kadar..?

Once çengeller gevşer..Protez ağızda rahatca oynar..oynar…oynar..

Çengel bu ,dişe tutunur..Her giriş çıkışta diş biraz daha aşınır..Aşınır..Protez biraz daha gevşer..

Protez çengellerle tutunur..Sıkı tutunduğunu sanırsınız..Ya da başta öyle gelir…Her ısırdığınzda protez oynar..Arkası boş ise, ete kuvvetle basar..Biraz acır sıkışan et..Ama zamanla alışırsınız…Acır..Alışırsınız..Acır..

Oysa cok basit..Çengelli protezinizi rafa kaldırabilirsiniz..Sadece iki-üç implant ile hem çengelli protezden kurtulursunuz hem de oldukca konforlu bir şekilde yersiniz..içersiniz…konuşursunuz…gülersiniz…gülersiniz…gülersiniz…

DİŞ ETLERİM ÇEKİLİYOR..!

Orta yaşın üst sınırına ulaşmıştı hastam.(benim gibi..) Ama hala çok güzel, çok bakımlı ve çok alımlı idi..

Hem sağda hem solda, bütün alt dişlerim dişeti kenarlarından çok hassas..Hele bazan fırçalamakta zorlanıyorum“,,,dedi..

Dikkatlice araştırdım.Teker teker ara yüzlere baktım..Birşey atlamamalıydım..Ama pırıl pırıldı hepsi..Dişetleri de sağlıklıydı..

Ciddi bir sorun yok. Bazı bölgelerde hafif dişeti çekilmeleri var..Hassasiyeti bunlar yapıyor. Ama bunlar için birşey yapmaya gerek yok şimdilik .(hassasiyet giderici diş macunu öneriyorum)..Çünki bunlar çürük değil, yani bir patoloji yok…Bakın (eline ayna veriyorum), dişeti kenarlarındaki şu çekilmeleri görüyor musunuz..?

Aynayı eline alıyor ve dikkatlice bakıyor..Bir sağa , bir sola..Ben bakıyor sanıyorum..O görmeye çalışıyor…Sakin bir şekilde, biraz kırgın, biraz umursamaz bakıyor..Sonra yavaşca aynayı bana geri veriyor..

Göremiyorum ki..Bunlar çok küçük..Çoktandır detayları göremiyorum zaten..Galiba doğanın dengesi bu ; yaşlandıkca yüzünde çizgiler artıyor, göz kenarlarında kaz ayakları, diş etinde çekilmeler…Ve , yavaş yavaş görme yeteneğini kaybediyorsun..ki bu kırışıklıkları falan göremiyesin…

Ve ışıklar..gökten yıldızlar yağıyor, yağıyor…..Bravo kendini sevenlere…Bravo fark edenlere… Screen shot 2011-02-16 at 17.08.07

 

 

BİR DİŞİNİ ÇEKTİRİNCE..

Uzun bir günün sonuna gelmiştik.

Son hastam genç bir bayan, reklamcı..Biraz sohbetten sonra dişlerine bakmaya başladım.Söylediği gibi hiç bir sorunu yoktu..Dişetleri sağlıklıydı. Düzenli fırçalıyor ve yılda (bazan atlatıyordu) bir kez de temizlik yaptırıyordu..

Tek derdi, soylediği gibi, alt sagdaki büyük azının çekildikten sonra bıraktığı boşluktu..

Çocuklukta o dişe dolgu yapılmıştı, sonra dolgu kenarından tekrar çürümüş ve iş  dişin sinirini almaya kadar varmıştı..Daha sonra dişin kenarında şiş oluşunca da doktor dişi çekmeye karar vermişti..Ve, en sonunda bu boşluk oluşmuştu..

Yemek yerken bu bolgeyi kullanmakta biraz zorlanıyordu. Üstelik böyle boş kalırsa,  komşu dişlerin yerinde hareket edebileceğini ve bir sürü sorunun ortaya çıkacağı söylenmişti..Böyle kalamazdı, bişeyler yapılmalıydı..

Fakat…

Doktor boşluğun arka ve önündeki iki dişi traşlayıp küçültmek istiyordu.İşte buna razı değildi..O dişler sapasağlam, üzerlerinde tek bir nokta bile yoktu..Mutlaka başka bir yolu olmalıydı…

İşte bu arayış içinde , ofisten bir arkadaşının (kendisine teşekkür ederim) tavsiyesi ile bana ulaşmıştı..

Haklıydı..Komşu dişler pırıl pırıldı..Kimse bu kadar sağlam dişleri traşlamak istemez, ve traşlamamalı da..

Şükürler olsun ki 2013 de yaşıyoruz..Eğer bu genç bayan bana 1990 da gelmiş olsaydı, çaresiz dişleri traşlanacaktı..Ama uzunca bir süredir diş implantları  başarı ile uygulanıyordu..(ben 1990 da başlayan ilklerden biriyim.)

Genel sağlık durumunu dikkatlice gözden geçirdim. Çekilen dişin çevresini inceledim, herşey uygundu..

Evet. Boşluğa sadece bir implant yerleştirmek yetecekti..10-20 dakika bana yeter…Diğer dişleri traşlamak da yok. Genç hastam için en çağdaş çözüm..

Ve,,, kaybettiği dişini yeni bir porselen diş ile geri kazanacak..Belki bir ömür boyu sorunsuz kullanacak..

Sağolasın bilim, sağolasın çağdaş teknoloji..

Picture 20

 

 

GÜZEL ÇOCUKLAR VE DİŞLERİ…

Kızım 4 yaşında iken, ana okulu sınıfındaki arkadaşlarını  kliniğimde konuk etmiştim..18 yıl once…Ne sevimli, ne meraklı idiler..Onların ilgisi, oyunları, soruları ve kahkahaları renk katmıştı kliniğe..Anne- babalardan gelen olumlu geri dönüş, ve miniklerin “diş hekimi” kimliğine olan korkusuz yaklaşımı bize fikir vermişti..

O gün bu gündür aynı anaokulunun (Pinokyo) miniklerini her yıl konuk ediyoruz..Aralıksız 18 yıl..

Klinik ile tanışıyorlar, dişçi koltuğuna (ben Voltran koltuğu diyorum) oturuyorlar, ışığı açıp kapıyorlar, yuvarlak dişci aynasını ellerine alıyorlar..Daha önce dişci ile tanışanları çekiniyorlar başlangıçta, ama korkusuz arkadaşalarını izleyince onlar da ısınıyorlar zamanla…

Ana tema: dişci korkusu oluşmuyor, varsa da kalmıyor..Gerçekleştirdiğim ve yaptığım için en memnun olduğum etkinlik budur işte..

 

Yıllar oldu..Bu minik koca adam olmuştur şimdi..

Image

YENİDEN BERABERİZ..

Çoktandır dikkatim dağılmıs durumdaydı..

Diş gurusu na soz verdiğim gibi canlı ve yeni postlar ekleyemedim..

Artık gecti..Bundan sonra ilk ve en önemli blogum “Diş Gurusu ” olacak..

Yılların deneyimine , duygularımı da katıp takipçilerime aktaracağım..

Aklımı başıma getiren Indochina gezimdeki Buda felsefesi olmasın…:)

Soyle diyordu rehberimiz: Tanrı tekdir ve herkes için birdir..Gozleri sıkıca kapalı her kişinin , Tanrının bir uzvunu tuttugunu varsayalım. ;  kimi kolunu, kimi ayagını, kimi kulagını…Herkes tuttugu uzvu kendine gore anlatıyor..Oysa herkes tek bir seyi ve aynı şeyi tutuyor.. Anlatıyor ve  anlıyor..

P1020132