ZİRKONYUM DİŞLER ….

Çok populer oldu..herkesin ağzında (ya da dilinde) zirkonum..Gecenlerde, elinde gazeteden kestiği bir “zirkonyum dişler” haberi olan bir bayan, gazete yazısını bana uzatarak , “bundan istiyorum” dedi.
Oysa her zirkonyum bir değil..iyisi var kötüsü var..Denenmişi var, daha dün ortaya çıkanı var…Ama her diş hekimi zrkonyum yapacağım diye uğraşıyor..Hastasına “size zirkonyum diş yapalım” dediğinde akan sular duruyor..Oysa iş zirkonyum kullanmakla bitmiyor ki..Söyle anlatayım: Dünya kadar para verip has ipek 2 metre kumaş alıyorsunuz, gece elbisesi yaptırmak için..Terzi size öyle bir elbise dikiyor ki; kolunun biri kısa, omuzdaki büzgüler sağ ile solda eşit değil, ve etek kenarı dikişler büzüşmüş…Giyer misiniz..Hayır mı.? Ama kumaşı güzel, has ipek..keşke iyi dikimli bir koton kumaş olsaydı , değil mi..?

AĞIZ KANSERLERİ !

Ağız kanserleri, meme kanserleri ve vagina kanserlerine kıyasla 3 kez daha sık görülebiliyor..

Meme kanseri tetkikleri-taramaları için kadınlar yıllardan beri yılda en az bir kere kontrole gitmektedirler..

Aynı şeklde vagina kanserleri için yılda en az bir kere smear testi yaptırmak üzere koşullandırılmışlar, eğitilmişlerdir…

Ama yine aynı kişiler, daha tehlikeli, daha yaygın ve daha öldürücü olduğu bilinen ağız kanserleri için pek de ciddi bir korunmaya gitmemektedirler..Ağız kanseri erken teşhisi yeni geliştirilen aletlerle artık daha kısa ve kolay yapılabilmektedir.

İHMAL ETMEYELİM…

AMALGAM DOLGU

Hala yapılmakta…Aslında diş hekimliği alanın da en cok uygulanan, en cok denenen, en uzun süreden beri yapılan tedavilerden biri amalgam, yani siyah renkli gümüş dolgular..
Ama ne yazık ki rengi siyah..
Ne yazık ki içinde civa var..
Civa toksik bir madde..İşte bu yüzden uzunca bir süreden beri civalı dolgulara temkinli yaklaşıyoruz..Civalı dolguların herhangi br hastalığa yol açtığını bildiren önemli bir çalışma yok aslında..Ama her üzerine bastığımızda, çiğnediğimizde eser miktarda civa buharını açığa çıkarıyoruz ve dolayısıyla tenefüs ediyoruz, yutuyoruz..İşte bunda ötürü toksik olduğu kabul görmüş durumda.
Bazı ülkelerde çocuklara uygulanması kanunen yasaklanmış..
Amerikan diş hekimliği kurumu tarafından ” her görüldüğü yerde ağızdan sökülmesi gerekmez ve kabul edilemez..Ama bir nedenden ötürü çıkartılırsa, yerine civa içermeyen bir dolgu yapıması uygun olur..Çocuklara uygulamayınız..” denmektedir..
Ben 1994 den beri (Cosmodent e taşındığım tarih) yapmıyorum..
Eğer, hastam, bunları sokun diye ısrar etmezse de iyi durumda olanlara dokunmuyorum..Amalgam dolguları sökmenin de belirli bir proyokolü var..Ne yazık ki meslekdaşlarımız pek ciddiye almıyor..
Sökerken cok kuvvetli hava ve su emici kullanmak gerekir..
Bir seferde çok fazla miktarda dolgu sökmemek gerekir..
Dolgu söküm randevularının arasına bir süre koymak gerekir…

AŞIRI SAYIDA DİŞ İMPLANTLARI ….

Buna dis hekimligi literaturunde “asiri tedavi yaklasimi” deniyor..Cerrahi girisim olabilir, protez girisimi olabilir veya benzer bir tedavi girisimi olabilir..

Eger yapilan islemin coklugu, buyuklugu, uzunlugu , maliyeti gibi faktorlerin yuksekligi tedaviye bir katki yapmayacaksa “asiri veya gereksiz girisim” denebilir..

Bir implant vakasi daha gecti elimize..Internetten..

Her dis icin bir implant ongorulmus. Bazi buyuk azilar 2 kokludur..Onlara iki implant yerlestirilip uzerine bir dis monte edilmis. Ust cene buyuk azilari 3 kokludur. Onlara 3 implant uygun gorulmus ve 3 implant uzerine bir dis monte edilmis…

Haydi hayirlisi..

Daha neler gorecegiz bakalim..

KAÇ İMPLANT YETERLİDİR..?

Bugün sabah spor salonunda eski bir arkadaş/hastam ile karşılaştım..

Once biraz sohbet ettik..Ve, sohbet döndü dolaştı ve , her zaman olduğu gibi, dişlere ve hatta diş implantlarına kadar geldi…

Son zamanlarda hemen her arkadaşının ağzına diş implantı uygulandığını söyledi..Ve, ” bir oturuşta ne kadar çok implant yapıyorlar, siz bana yıllar önce bir kaç tane uygulamıştınız ama mümkün oldugu kadar az ve basit bir işlem olması için çabalamıştınız..”, diye ekledi…

İmplant uygulamaları,diş hekimliği hizmetlerinin arasına bir ‘rutin uygulama’ olarak yerleşmiş durumda..Son yıllarda gerçekleşen sessiz bir devrim bu…Bütün yerleşik tedavi yöntemlerini saf dışı bıraktı implantlar..Artık her klinikte uygulanıyor neredeyse…Ama her yenilik gibi , bununla ilgili de pek çok sorun var…Yeni olduğu için, eğitimin merkezi olan yerde yani üniversitelerde de yeni..Öğretmesi gerekenler de yeni öğreniyorlar…Sorunlu implant tedavileri için arayışa geçen hastalar bazan bizm Kliniğimize de ugruyorlar..Veya meslekdaşlarımız tarafından, öncü ve eğitmen klinik olmamız nedeniyle, bize yönlendiriliyorlar..Sorunlu vakaların arasında, söz gelişi, cerrahi profesörü veya protez docenti vs. tarafından yapılmış vakalarla karşılaşıyoruz..Kötü uygulamalar..Bazan tamiri mümkün olmuyor..

Doğru uygulamaların standartı henüz her kliniğe yerleşemedi…

Böyle bir kişide bir rontgen çekmiştik, durumu değerlendirmek için..Sonuç inanılmazdı. Kişinin alt çenesine 19 adet , üst çenesine 19 adet ( yazıyla tekrar ediyorum: ondokuz) implant yapılmıstı..Bir çenede ,20 yaş dişleri dahil, 16 diş vardır…

Oysa biz,  klinikte uyguladığımız teknikte, sadece 4 adet implant ile total protez (damak ) kullanan bir hastaya sabit protez uygulayabiliyoruz..

Dort implantlı bu protezler uzun dönemde %99.8 başarılı.( 19 implant daha yuksek başarı gosteremez.)

Peki bu hekim niye 19 implant yapıyor?

Ona bu işi kim öğretti?

Tedaviyi planlarken ne düşünüyordu…